İçeriğe geç
11 Ekim 2026, Pazar Canlı maç Canlı skorFikstür Puan durumu Transfer RSS

Sporun nabzı burada atar.

Futbol

TFF'deki istifalar ve belirsizliğin gölgesinde Türk futbolu, şimdi de 13 Ocak'taki yayın ihalesini merakla bekliyor

Türk futbolu, 13 Ocak'ta gelecek yıllardaki en önemli gelir kaynaklarından birinin değerini belirleyecek yayın ihalesine çıkacak. Ancak federasyon yönetimindeki istifalar ve belirsizlik, kritik pazarlık öncesinde önemli bir soruyu gündeme getiriyor. Türk futbolunun ekonomik geleceğini kim, hangi güçle savunacak?

Spor Gündemi Haber Masası

TFF'deki istifalar ve belirsizliğin gölgesinde Türk futbolu, şimdi de 13 Ocak'taki yayın ihalesini merakla bekliyor

Türk futbolu, 13 Ocak'ta gelecek yıllardaki en önemli gelir kaynaklarından birinin değerini belirleyecek yayın ihalesine çıkacak. Ancak federasyon yönetimindeki istifalar ve belirsizlik, kritik pazarlık öncesinde önemli bir soruyu gündeme getiriyor. Türk futbolunun ekonomik geleceğini kim, hangi güçle savunacak?

CAS Hakemi Spor Hukukçusu Halil KASAPOĞLU

Türkiye Futbol Federasyonu'nda yaşananları yalnızca bir yönetim krizi olarak görmek eksik olur.

Yöneticiler istifa ediyor. Federasyon başkanı ve kalan yönetim göreve devam etme kararı alıyor. Millî Takım'ın teknik direktörü değişiyor.

Bütün bunlar Türk futbolunun alışık olduğu gelişmeler.

Ancak bu kez farklı bir durum var.

Türk futbolu, belki de en önemli ekonomik sınavlarından birine hazırlanırken yönetim krizi yaşıyor.

500 MİLYON DOLARDAN 182 MİLYON DOLARA

2016 yılında Süper Lig yayın hakları için yıllık yaklaşık 500 milyon dolarlık bir ihale bedeline ulaşılmıştı.

2024 yılında yapılan ihalede ise beIN Media Group'un sezonluk 182 milyon dolarlık teklifi kabul edildi.

Aradaki fark 318 milyon dolar.

Elbette bu iki rakamı karşılaştırırken yayın paketlerini, sözleşme koşullarını ve aradan geçen yıllardaki ekonomik gelişmeleri dikkate almak gerekiyor.

Ancak ortada tartışılması gereken ciddi bir gerçek var.

Türk futbolunun yayın hakları, geçmişte ulaştığı dolar bazındaki değerin oldukça gerisinde.

Şimdi 13 Ocak 2027'de yeni bir ihale yapılacak.

Ve Türk futbolunun bu kez kaybettiği ekonomik değeri yeniden kazanması bekleniyor.

Peki nasıl?

YAYINCI ŞİRKETİN YERİNDE OLSANIZ…

Kendinizi yayın ihalesine katılmayı düşünen uluslararası bir medya şirketinin yöneticisi olarak hayal edin.

Önünüzde yüz milyonlarca dolarlık bir yatırım kararı var.

Abonelik gelirlerini hesaplayacaksınız. Reklam pazarını değerlendireceksiniz. Türk futbolunun gelecek yıllardaki ticari potansiyelini ölçeceksiniz.

Bir de işin kurumsal tarafına bakacaksınız.

Karşınızda yönetim kurulu üyelerinin istifa ettiği, kendi geleceği tartışılan bir federasyon var.

Üstelik Türk futbolunda hakem kararlarından disiplin uygulamalarına kadar pek çok alanda güven tartışmaları sürüyor.

Böyle bir ortam, yayıncı şirketin yatırım kararını nasıl etkiler?

İhale bedelini yükseltmek için rekabet yaratması gereken federasyon, bu belirsizlikleri giderebilecek mi?

Bunların cevabını bugün bilmiyoruz.

Ama bildiğimiz bir şey var.

Yayın haklarının değerini yalnızca sahadaki futbol belirlemiyor. O futbolu yöneten kurumun itibarı da ticari değerin bir parçası.

FATURAYI KİM ÖDEYECEK?

Yayın gelirleri yalnızca büyük kulüplerin meselesi değil.

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi kulüpler sponsorluklardan, Avrupa kupalarından ve ticari faaliyetlerden önemli gelirler elde edebiliyor.

Ancak birçok Anadolu kulübü açısından yayın gelirleri bütçenin temel dayanaklarından biri.

Dolayısıyla yayın ihalesinde oluşacak bedel, yalnızca federasyonun başarısını veya başarısızlığını göstermeyecek.

Kulüplerin transfer bütçelerini, borç ödeme kapasitelerini ve ekonomik geleceklerini de etkileyecek.

Bugün federasyonda yaşanan yönetim tartışmaları birkaç hafta sonra unutulabilir.

Ama düşük bedelle sonuçlanacak uzun vadeli bir yayın anlaşmasının etkileri yıllarca devam edebilir.

Elbette ihalenin düşük bedelle sonuçlanacağı kesin değil.

Ancak böyle bir riskin bulunduğu dönemde federasyonun bütün enerjisini yönetim tartışmalarına harcaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.

SADECE PARA DEĞİL, HUKUK VE MİLLÎ TAKIM DA MASADA

Üstelik yayın ihalesi federasyonun önündeki tek sınav değil.

Tahkim Kurulu'nun bağımsızlığına ilişkin hukuki düzenlemeler bekliyor.

Montella'nın ayrılığının ardından A Millî Takım için yeni bir sportif yapılanma gerekiyor.

Bunların her biri güçlü, istikrarlı ve kamuoyuna güven veren bir yönetim gerektiriyor.

Oysa bugün federasyonun kendi geleceği tartışılıyor.

TFF yönetimi görevine devam etme kararı aldı.

Hukuken göreve devam etmek elbette önemli.

Ama bir kurumu yönetebilmek, yalnızca koltukta oturmak anlamına gelmiyor.

Güven oluşturmak, ekonomik değer yaratmak ve geleceğe ilişkin kararları taşıyabilecek kurumsal güce sahip olmak da gerekiyor.

13 Ocak'taki yayın ihalesi bu açıdan önemli bir sınav olacak.

Çünkü o masada yalnızca televizyon yayın hakları pazarlık edilmeyecek.

Türk futbolunun gelecek yıllardaki ekonomik değeri de belirlenecek.

Ve o gün sorulacak soru, federasyonda kimin kaldığı değil, Türk futbolunun masadan ne kadar güçlü kalktığı olacak.

patronlardunyasi.com

Okumaya devam